Yeni Kitaplar

 

Everest Yayınları'na geçtiğim geçen yıl önce Uyku Ülkesi ile bir başlangıç yaptım.  Bu romanda bir anestezi uzmanı doktorun,  (işi uykularla ilgili bir uzmanın) ansızın beyin kanaması geçirmesiyle birlikte yaşadığı rüya ve kâbus döngüsünü anlattım. Bu roman yaşamımızın üçte birini kapsayan ve hatta gündüz de bazı hallerde de süren rüyaların yapısıyla insanın düşünce yapısının benzerliğine dayanır. Fiziksel yaşamda ortaya çıkan bir anormallik ruhsal yapımızda da karmaşaya yol açar; işte Uyku Ülkesi bunun romanıdır. Uyku Ülkesi, rüyanın ve çağrışımsal dilin özellikleriyle gerçekliğin bir harmanıdır. Bu kitapta oluşturduğum dil yapısını bir daha başka bir kitapta oluşturacağımı sanmıyorum, yani kitaba özel bir dilsel yapı bu: Ünik ve kendine özgü.


 2003'te yazdığım Kristal Bahçe'nin genişletilmiş bir baskısı da yapıldı bu arada: Bu kitapta bir manifesto gibi edebiyatın halini göstermeye çalışmıştım; bunu genişlettim ve 2003-2020 arasında düşündüklerimi de bu deneme kitabına ekledim ve böylece geniş bir basımı, yenileyerek ortaya çıkarmış oldum.




Daha sonra Kurmacanın Yapısı okura ulaştı. Bu inceleme kitabını öncelikle Kadir Has Üniversitesi Film ve Drama Bölümü'nde Senaryo Stüdyosu ve Oyun Yazma dersleri verirken düşünmeye başlamıştım. 2007-2016 yılları arasında notlarımı aldım. Bu arada film çekimleri de yapmaktaydık, yazı ve senaryo üzerinde çok düşündüm ve sonuçta edebiyat üzerinden tanımladığım bir görsel anlatımın yapısını tanımladım. Bu konuda Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi'ndeki öğrencilerimin payı da büyük oldu. Orada bu kitabı yazma konusundaki isteğimi artıran çok sayıda akademik beklenti oluştu, Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nin Gölbaşı'ndaki yerleşkesinde Güzel Sanatlar Fakültesi'nin değerli öğrencileri de bu isteği kamçıladılar. Halen çalıştığım HBV İletişim Fakültesi'nin değerli öğrencileri de bu arada özellikle anılmalı; bu kitabı dört gözle bekleyenler olduğunu biliyorum.



Öte yandan 2008'de yine derslerim için yazdığım Dil Edebiyat ve İletişim adı kitabım da gözden geçirilerek basıma çıkmak üzere. Bunu da yeri gelmişken haber vermeliyim.



Sonra deneme seven ve yolculuğu özleyenlere hazırladığım, belki de otuz yıldır yazdığım bir deneme kitabını bitirmenin doğru olduğunu düşündüm. Bu kitap fotoğraflı; üstelik pek çok mimari, şehirlerle ilgili kavramları kısa denemeler halinde ele alıyor. Pek yakında onunla da tanışmak sözkonusuydu olacak. Adı Deniz Göründü.  Bu kitap Sokakların Ölümü'nü yazdığım 1996'dan beri şehirler üzerinde düşündüğümün bir göstergesi olacak. Elbette Sokakların Ölümü de Kapadokya ile birlikte yakında raflarda olacak.

Kısacası yıllardır roman yazarı olarak kurmacaya (özellikle ve önemle)
eğildiğim doğrudur; şimdi, yeni yayıneviyle birlikte bütün yapıtlarımın basılmaya başlanacağını duyurmuş olayım.

Bu arada çalışmalarımı eşsiz bir editöryal çalışmayla okura ulaştıran Didem Ünal Demir'e içtenlikle teşekkür etmem gerekiyor; onun  içtenlik dolu bilgi birikimi olmasa  bu kitaplar okura güçlü bir biçimde ulaşamazdı. Böyle bir editörle çalışmak benim için gerçek bir şanstır, sanırım okurun da şansı olacaktır.